Kendimizi Sınırlayan İnanışlar: Bu Tür İnanışlardan Nasıl Vazgeçeriz?

Kendimizi Sınırlayan İnanışlar: Bu Tür İnanışlardan Nasıl Vazgeçeriz?

Kendimizi Sınırlayan İnanışlar: Gelişimin İç Düşmanları

Nedir kendimizi sınırlayan inanışlar? Bu tür inanışlar, yeteneklerinize getirdiğiniz kısıtlamalardır. Bunlar bilinçli olarak ya da farkında olmadan inandığımız şeyler olabilir. Bunlar temelli ya da temelsiz de olabilirler.

Örneğin:
“Şişmanım, bu yüzden kimse benimle ilgilenmeyecek” ya da
“Şanssızım, işi alamayacağım” gibi.
Belki de şişmansınız, bu doğru diyelim ki. Ancak bunun sonucunda kimsenin sizinle arkadaşlık etmeyeceği doğru değildir. İçinizdeki insanı çıkartın. Şansa gelince; şans bir işi almada kriter değildir. İşleri değerlerinize göre alırsınız.

Sınırlamalar aslında zihnimizle ilgili şeylerdir. Kafamızdadır. Gerçekte yokturlar. Kararınızı verdiğiniz takdirde her şeyi yapabilirsiniz. Kararlı olduğunuz zaman engellerin etrafında size geçit verecek yollar da bulabilirsiniz. Her şey kendinizle ilgili neye inandığınıza bağlıdır. “Yapamam” diyorsanız siz böyle dediğiniz için baştan işi bırakmışsınız demektir.

Düşüncelerimiz ve inanışlarımız, dünyaya dair vizyonumuzu ve algımızı belirler. Yapacaklarımızı ve yapmayacaklarımızı belirler. Düşünceler hisleri etkiler. Hisler de davranışları… Davranış ise sonuçlar (ya da sonuçsuzluk) üretir. Her şey düşüncelerle başlar, çünkü bir düşüncenin inanış haline gelmesi için onu kabul etmek durumundayız.
Ne düşünürseniz onun gerçekleştiği söylenegelmiştir. Gördüklerinize inanmaz, halihazırda inandığınızı görürsünüz. Bu nedenle aynı durumla karşı karşıya olan iki kişi bunu farklı bir şekilde yorumlayabilir, kendi farklı inanışlarına göre hareket edip farklı sonuçlar elde ederler.

Kendimizi sınırlayıcı inanışlar, gelişimimizdeki frenler gibidir. Öne gitmemizi sağlarlar, ama geriye bakarak inanmamıza neden olurlar. Yapmak istediğinizi kendi istediğiniz yönde ilerleyerek gerçekleştirebilirsiniz. Ancak her ilerleme kaydettiğinizde bir şekilde olumsuz da düşünebiliyorsunuz.

Düşünceleriniz ve inanışlarınızın ötesine geçemezsiniz. İlerleme ancak olumsuz düşünme kısır döngüsünden kurtulmak için sizi sınırlayan inanışlarınızı belirlemelisiniz. Onların sınırlayıcı olduğunu tanımalısınız. Bunları belirlemek, kabul etmek ve bunlardan kurtulmak bazen ömür boyu süren bir savaş gibidir. Ancak her birinde siz kazanan olacaksınız.

Bunlarla İlgili Ne Yapabilirsiniz?
Neyse ki sizi sınırlandıran düşüncelerden kurtulmanız mümkündür. Ancak öncelikle onları tanımalısınız. Siz farkında olmadan bu düşünceler zihninizi işgal ediyor olabilir. Farkındalık sürecinizi etkileyip bozabilirler bile. Bir arkadaşınızla konuşmak ya da bir koça danışmak bunların varlığına dair daha objektif bir bakış açısı geliştirmenizi sağlayacaktır.

Siz sınırlayıcı inanışlarınızı tanımlamayı başardıktan sonra onlar aklınızda tekrar yankı eder etmez onlara meydana okumalısınız. Sizi sınırlayan bir düşünceyi ya da öneriyi bilinçli bir şekilde reddedebilmelisiniz. Yapamayacağınız bir şey ok. Sadece yolunu bulmalı ve sonuca ulaşmalısınız.

Sınırlayıcı düşüncelere dikkat verilmediğinde bunlar kaybolur ve ölürler. Kimsenin sizden daha iyi olduğunu düşünmeyin. Başkaları sizden daha başarılı olduysa bu sizden daha deneyimli olmalarından ve/veya sizin bilmediğiniz bir şeyi yapmalarından ileri gelir. Ama kimse anne karnında bir şey öğrenmemiştir. Bu, size bağlı.
Bakın uzmanlar inanışlarla ilgili ne demişler:

– İnanış her zaman eylemden önce gelmiştir. – James Allen
(Bir şeyi gerçekleştirebileceğimize inanmadan önce yapmaya kalkışmayız. İnanmıyorsak, harekete geçmek de yoktur. Örn: oyalanma)

– İçinizde gerçekleşebileceğini hiç hayal etmediğiniz şeyleri gerçekleştirebilme gücü var. Bu güce inanışlarınızı değiştirdiğiniz an sahip olabilirsiniz. -Maxwell Maltz

– Düşünceleriniz gerçekten ne olmak istediğinizi yansıttığında buna göre duygularınız ortaya çıkacak, bu doğrultuda da uygun bir davranış geliştireceksiniz otomatik olarak. İnanın ve görün. -Wayne Dyer

İnanışları sınırlamak, insanların bize zamanla hakkımızda söylediklerinden dolayı gerçekleşir. Ama artık bu tohumların kökünü kurutmanın zamanı geldi. Bu tür inanışlar olumsuz düşünceli insanları dinlemekten de ileri gelebilir. Televizyonda kötü şeyler izlemekten, kötü şeyler dinlemekten, olumsuz kitaplar ve dergiler okumaktan, sürekli olumsuz şarkı sözleri duymaktan da ileri gelebilir. Her zaman olumlu kaynaklara odaklanmaya bakın. Ama bunu korku içinde değil, sınırlayıcı inanışlarını bulup, tanımlayıp yok etme inancıyla yapın.

Bu tür inanışlardan arınmanın başka bir yolu da onları en ilk aşamada, meydana gelmeden engellemektir. Yukarıda belirttiğim kaynaklar listesini incelemek, size bunların zıtlarını nerede bulacağınızı gösterir. Olumlu ve yararlı insanlarla, kaynaklarla vakit geçirmek sizi daha sağlıklı kılacak, daha sağlıklı düşünme modelleri oluşturmanızı sağlayacaktır.

İlham verici kitaplara, seminerlere, CD, vb. kaynaklara göz atın. Kendinize olumlu sözcükler söyleyin. Bu şekilde de sınırlayıcı inanışlardan arınabilirsiniz.

2 Comments
  • Ekin Akpınar
    Posted at 09:23h, 30 Ekim Cevapla

    Bilincin üstesinden gelemeyeceği engel yoktur. Aklıma çok güzel bir örnek geldi. Sherlock Holmes’un bir filminde Dr. Watson ona sorar. “Sen nasıl insanların sana karşı sözlerini önemsemezsin?” Sherlock yanıtlar. “Beyin her şeyi saklayan küçük çekmecelerle dolu bir odadır. O odayı güzel mobilyalarla donatmak gerekir. Kötü düşüncelere ve saçmalıklara o çekmecelerde yer veremem. Bu beynime haksızlık olur.”

  • Bayram ÇETİN
    Posted at 16:24h, 06 Kasım Cevapla

    Bizleri aydınlattığınız için tşk Hocam.

Post A Comment