DAVET EDİLDİNİZ…

DAVET EDİLDİNİZ…

DAVET EDİLDİNİZ…

Yorgunluktan ya da korkudan olabilir, tanımadığınız insanlarla dolu bir salonda tek başına ayakta beklemek, kendine güvenen bir profesyoneli bile tedirgin edebilir. Küçük sohbetler etmeyi de işin içine koyarsak bir çok kişi kendisini olayın dışında bırakır.

Kararlarınızı vermeden önce bir düşünün! Size gelen tüm davetleri geri çevirmeden önce buyurun size tedirginliklerinizi fırsata çevirecek ipuçları.

1. Gecikmeden cevap verin: Davet düzenleyen herkesin anlatacak çok fazla hikayesi mutlaka vardır. Özellikle de davet edilen kişilerin davetiyeye cevap vermesini beklerken yaşanan bekleyiş stresi bunun başında gelmektedir. Davetiye alır almaz hemen takviminizi kontrol edin ve gecikmeden cevap verin. İster katılın, ister katılmayın, bu durum ikisinde de geçerli olmalı. Sonuç olarak: Kurumsal etkinliklerde çok fazla planlama yapılmaktadır. Yapacağınız katılım birilerinin masraf yapması anlamına gelmekte ve bu yüzden bir an önce cevap vermeniz önemli. Eğer katılacağınızı belirtip orada bulunmadığınız takdirde, etkinliği düzenleyen kişi ya da kuruluş, saygısızlığınızın bedelini ödemek zorunda kalacak.  Gidemeyecekseniz ‘katılamayacağım’ cevabını verin!

2. Uygun giyinin:Kıyafet yönetmeliğini öğrenin ve ona göre giyinin. Davetiyede belirtilmemişse davet veren kişiyi, toplantı yerini veya organizatörü arayarak ne gibi kıyafet kuralları olduğunu öğrenin. Herkesin tafta ve smokin giydiği bir davetiyeye t-shirt ve kot pantolonla gitmekten daha kötü bir şey olamaz.

3.Gitmeden önce yemek yeyin: Bu gibi davetlerde çeşit çeşit çok güzel yemekler bulunmaktadır. Davetiyeye gitmeden önce bir şeyler atıştırmak, mekana girer girmez yemek sırasına girmenizi önleyecektir. Kurumsal sosyal etkinlikler eşsiz iş fırsatları sunar,  bu yüzden amacınız yemek yemek yerine tanışmak ve kaynaşmak olsun.

4. Salona kendinize güvenerek girin: Neden mi? Çünkü siz oraya aitsiniz. Davet edildiniz, dolayısıyla beklenmektesiniz.  Ulaştığınız zaman tadını çıkarın. Salona girmeden önce durun, derin bir nefes alın, dik durun ve gülümseyin. Toplayabildiğiniz kadar güven ve soğukkanlılıkla salona giriş yapın.

5. Coşkunuzu da getirin: İnsanlarla tanışmak ve sohbet etmek için kendinize meydan okuyun. Kiminle konuşacağınızı bilmiyorsanız, yalnız olan birinin yanına yaklaşın, elinizi uzatın, gülümseyin ve kendinizi tanıtın. Bir davete iş yerinden arkadaşlarınızla katılıyorsanız, davet boyunca küçük bir köşeye çekilmek yerine dağılıp salon içinde farklı yerlere gitmeye özen gösterin.

6. Bir şeyler söyleyin…Herhangi bir şey: Salona girmeden önce hakkınızda, işinizle ilgili ya da dünya hakkında söyleyebileceğiniz ilgi çekici cümleler hazırlayın. Davetiyeye katılmadan önce davet eden kişi ya da kurum hakkında bilgi edinin. Katılımcıların kimler olduğunu ve hangi şirketi temsil ettiğini de öğrenmek sizin lehinize olacaktır. Konunun konuyu açtığı sohbetleri tercih edin. Şu iki kelimeyi hatırlayarak başlayabilirsiniz: bana anlat. ‘Tatilde izin alıyor musun?’ gibi sınırlı sorular sormak yerine ‘Tatil için yaptığın planları bana anlat.’ gibi soru cümleleri kurun. Böyle ucu açık sorular sormak, karşı taraf ile uzun uzun sohbet etmenizi sağlayacaktır.

7.İçmeden önce düşünün: Bir kadeh şarabın tadını çıkarmak başka, tüm şişeyi bitirmek başkadır. Gerçek profesyoneller kendilerini ve şirketlerini onurlu bir şekilde temsil ederler. Eğer kokteyle katılmayı planlıyorsanız, her şeyden önce eve dönerken ulaşımınızı hassas bir şekilde ayarlayın.

8.Teşekkür edin, lütfen: Salondan ayrılmadan önce davetiyeyi düzenleyen kişiye teşekkür etmeyi unutmayın.  Sözlü teşekkürden sonra bir de yazılı olarak Teşekkürlerinizi sunun. Hemen ertesi günü bu yazıyı gönderin. Bunu yaparken eski yöntemi, postayı tercih edin.

Başkalarıyla tanışacağınızı, arkadaşlıkların ilerleyeceğini düşünürsek  gelecekte olacak davetler daha zevkli olabilir.


Profesyonel NEZAKET UZMANI’nın web sitesi için lütfen tıklayınız : www.yapraktecir.com

No Comments

Post A Comment