Öz Farkındalık Kapsamında Öz Yönetim

Öz Farkındalık Kapsamında Öz Yönetim

Çalışma hayatında yer alan bireyler olarak, yönetsel beceriler konusunda kendimizi geliştirmeye ihtiyacımız olacaktır. Bununla ilgili olarak atılacak birkaç  adım aşağıda yer almaktadır.

  1. Çalışma Saatlerinizi Gözden Geçirin

Çok uzun saatlerce çalıştığınızın ilk göze çarpan işareti, işlerin çığırından çıkmasıdır. Bir hafta içinde kaç saat çalıştığınızı not edin. Buna bir sınır koyun ve koyduğunuz bu sınıra uyun. Meslektaşlarınızdan yardım isteyin.

  1. Kendi Stres Belirtilerinize Aşina Olun

İnsanlar birbirlerinden farklı şekillerde stres altında olduklarının belirtilerini gösterirler.  Kimi insanların öfkelendikleri olur. Kimileri ise unutkan olmaya başlar. Bazı insanlar ise konstrasyon kaybına uğrar.  Birçok insan işlerinde oldukça başarılı olurken, ev hayatlarında sorunlar yaşamaya başlar. Kendi stres belirtilerinizi tanıyın. Başkalarına bunların neler olduğunu söyleyin. Nasıl olduğunuzu anlamaları için, onlardan sizi her iki haftada bir kontrol etmelerini isteyin. Sadece bir dakika bile olsa buna zaman ayırın. Sonucu bir yere not edin.

  1. Bir Yaşam Koçundan Destek Alın

İhtiyacınız olan konularda yaşam koçu desteği alabilirsiniz. Bu destek sizi ulaşmak istediğiniz  hedefe doğru götürecektir.

  1. Görevleri Devretmeyi Öğrenin

Delegasyon olarak da bilinen bu süreç, başkalarına bir işi yapma konusunda sorumluluk ve yetkisini verilmesi şeklinde gerçekleşir. Böylelikle, onların verdiğiniz işi bitirmesi için hesap verme sorumluluğunu da kalıcı hale getirebilirsiniz. Ancak bu kişilere görevlerini nasıl yürüteceklerine karar vermesi için de izin vermelisiniz. Dolayısıyla güven duyduğunuz kişilere yoğunlaşın. Delegasyon, öğrenmeye dayalı olarak kazanılması gereken bir yetenektir. Öğrenmeye başlayın.

  1. Mümkün Olduğunca Çok İletişim Kurun

Hayatınızda tam anlamıyla dürüst olduğunuz en az bir insan olsun. Personelle düzenli görüşmeler yapın. Hepsi ile ayda en az bir kez toplantıda ve doğrudan bağlı olarak çalışanlarla en az her iki haftada bir görüşün. Yeni yöneticiler ve amirler (ya da tecrübeliler ancak verimsiz olanlar) arasında yaygın bir sorun, tartışılması gereken bir konu olmadıkça bir araya gelip toplanmamalarıdır. Bu sadece evde beslediğiniz kedinin sağlığı ya da her şeyin yolunda gittiği gibi havadan sudan konular hakkında bile olsa, konuşulacak bir konu hep vardır. İşleri ters giden bir kuruluşun ilk işaretlerinden biri iletişim eksikliğidir.  Ancak hiçbir iletişimin olmaması veya iletişimin yetersiz olması, daha da olumsuz bir durumdur.

  1. Neyin Acil Olduğuna Bakarak Neyin Önemli Olduğunu Anlayın – Sorunu Değil, Sistemi Düzeltin

Üzeride duracağımız  en önemli noktalardan biri, acil bir işten ziyade önemli bir işe öncelik vermeleridir. Aniden ortaya çıkan telefon görüşmeleri, hasta çalışanlar, kayıp evrak işleri; anında dikkat vermenizi gerektiriyor gibi görünebilir. Gününüz bir krize yanıt verdikten sonra diğerine odaklanmanızla geçiyor gibi görünebilir. Tecrübe kazandıkça, krizlere yanıt vermeyi bırakırsınız ve krize neden olan sorunlara çözüm ararsınız. Örneğin telefonlara cevap vermek için telesekreter ya da bir başkasını bulursunuz. Çalışanların bir gün için izin yapmasını kabul ederseniz. İnsanların hasta olabileceğini kabullenirsiniz. Evrak işlerini takip etmek için dosya sistemi geliştirirsiniz. Çatışma yönetiminde temel becerileri geliştirirsiniz. En önemlisi de yönetimin bir süreç olduğunu kabul edersiniz. Yapılacaklar listenizi asla tamamlamazsınız. Listeniz ayrıntıları takip etmenize yardımcı olmak için oradadır.  Zamanla dinlenmeyi öğrenirsiniz.

  1. Başarıları Tanıma

Bir problemi çözeriz ve bir diğerine hızla geçeriz. Birçok kuruluşun kültüründe problem çözenleri ödüllendirmek vardır. Bir kez bir problem çözüldüğünde, bir diğerini de çözmek için harekete geçeriz. Bundan sonraki aşamada ise üzerinden çok geçmeden kendimizi boşlukta hissederiz. Bir fark yaratmıyormuş gibi hissederiz.  Bu nedenle, başarıyı tanımak ve bunu ödüllendirmek de planlarınızın bir parçası olmalıdır.  Sadece kahve makinesinin yanı başında durup karşıdakine gülümsemek bile bazen yeterli olabilir. İyi bir adım atıldığında, sorunlar kadar bunun da farkında olduğunuzu göstermek için zaman ayırın.

No Comments

Post A Comment